Diş çürükleri dişlerde karaltı şeklinde farkedilebilinir
veya ağrı oluşturabilir böylelikle hastalar dişhekimlerine
başvururlar ve gereken tedavileri (dolgu, kanal tedavisi
veya çekim) yaptırırlar.
Dişeti
sağlığı konusunda bilincin olmaması, dişetinin sağlıklı
ve hastalıklı görünümü arasındaki fark konusunda yeterli
bilgilerinin olmaması nedeniyle, dişeti hastalıkları hasta
tarafından kolay kolay farkedilemez. Düzenli olarak hekim
kontrolüne gidilmediği takdirde dişeti hastalığı çok ileri
safhada dişler sallanmaya başladığında farkedilir ve tedavisi
olanaksız hale geldiği için dişler çekilir. Hastalar bu
durumu anlatırken
"dişimde
hiç çürük yoktu, sadece sallanıyordu sağlam dişimi çektiler"
sözünü
sık kullanır. Aslında dişin kendisi değil fakat onu ağızda
tutmaya yarayan ve çiğneme fonksiyonlarını yerine getirmesine
yardımcı olan, diş kökünü çepeçevre saran destek dokular
hastalanmıştır. Bu nedenle dişler sallanmaya ve dökülmeye
başlar veya hekim tarafından farkedilirse çekimi gerektiği
için çekilir.
Diş
çürüklerinin de dişeti hastalıklarının da tek bir nedeni
vardır
o
da dişler üzerinde sürekli çoğalan mikropları içeren beyaz
renkli yumuşak birikintilerdir.
Çürükler de, dişeti hastalıkları da bu birikintilerin düzenli
aralıklarla ve etkili bir biçimde dişfırçasıyla temizlenmesiyle
engellenebilecek hastalıklardır.
Bireylerin ağız ve diş sağlığı konusunda bilinçlenmesi ve
doğru bilgiler edinmesinde sosyoekonomik seviyelerin ve
eğitim düzeylerinin önemli etkenler olduğu bilinir. Eğitim
düzeyleri iyi olan bireylerde dişhekimine gitme alışkanlığı
daha fazla iken eğitim düzeyleri daha düşük olanlarda bu
alışkanlık hemen hemen yoktur üstelik dişhekimi korkusu
da yaygındır.
Toplumda
ağız ve diş sağlığının iyi olabilmesi için ağız sağlığı
ve bakımı konusunda bilinçlendirme çok küçük yaşlarda okullarda
başlamaludır. Fakat okula gitme imkanı olmamış kadınların
sonradan bu fırsatı yakaladıklarında öğrenmek ve kendilerini
kanıtlamak için çok istekli ve gayretli olacakları muhakkaktır.
Bu nedenle toplum, ağız ve diş sağlığı konusunda eğitilirken
her ne kadar çocuklar ve gençler en önemli grupları oluşturuyorsa
da diğer kesimlerinde ihmal edilmemesi gerekir